Pegasus Havayolları ile ilgili pek çok şey işitiyor, bunların kısmen abartılı olduğunu sanıyordum. "Su bile vermeme" işine duyduğum antipatiden ötürü, bu şirketin uçaklarıyla pek yolculuk yapmıyorum. Fakat geçen gün onlara muhtaç oldum ve kendilerinin son derece "prensip sahibi" diye nitelenmesi gerektiğine hükmettim.
Tecrübemi nakletmeden, bu deyimin Türkiye'deki manasına dair küçük bir izahat yapmamda fayda var. Bunun kullanımı biraz "profesyonelce"yi andırır. "Profesyonelce" tabiri, maç spikerleri tarafından, futbolcuların hakemi kandırmaya, vakit geçirmeye, rakibi oyunun kuralları dışında kalan, gayrimeşru yollardan yıpratmaya yönelik hareketleri için sarf edilir. Yani aslında bütün dünyanın "profesyonellik" dediği şeyin tam tersini gösteren bir tabir olarak. "Prensip sahibi" de, çoğunlukla, tafrasından yanına yanaşılmayan, asık suratla kendilerine koruma kalkanı yaratan kibirli tipler için kullanılır. Ehliyetsizliklerini abuslukla örten, anca astlarını korkutarak otorite sağlayan yöneticilerle aynı sınıftandırlar. Aslında burunlarından kıl aldırmamak dışında herhangi bir "prensip"leri yoktur.